Yaşar EKENEL

16.7.2018 09:14:49
Yaşar EKENEL

ADNAN OKTAR'IN BİLİNMEYENLERİ

Sene 1969. Dinler tarihi profesörü Hikmet Tanyu hoca ile (bir kaç arkadaşla beraber) odasında özel sohbetlerini dinlerdik.

Ağırlıklı konu siyonizm ve masonluktu. Özel sohbette daha rahat konuşuluyordu. Derken, fakülte bitirme (lisan) tezini Hikmet Tanyu hocadan almıştım. "Yahudilikle ilgili çıkan kitapların bibliyografyası"

O dönemde, sağ basının gündemi masonluktu. Zira, 1970'li yıllarda masonluk çok gizli bir kuruluştu. Kimlerin mason olduğu, kaçıncı derecede olduğu, siyasilerden kimlerin mason olduğu, masonluğa giriş programı (giren kişinin gözleri bağlı nerede olduğunu bilmesi mümkün değil) bilinmiyordu.

İttihatçıların hemen hemen hepsi masondu. Demirel'in masonluğu muhaliflerince konuşulurdu. Hatta derecesi bile söylenirdi. Sevenleri bu iftiranın Demirel'i yıpratmak için uydurulduğunda ısrar ederlerdi.

Derken 1975'li yıllarda piyasaya yeni bir kitap düştü. "YAHUDİLİK VE MASONLUK" Yazarı "HARUN YAHYA" Sezgin Yayın evi. Kitabın tarihi yok. Ancak yedinci baskısında bulabildim. Hala kütüphanemde.

Yahudilik ve masonluk üzerine o tarihte yazılmış en kapsamlı kitap. Lüks kağıt ve ciltli. İçeriğinde neler yok ki! Önce Yahudilik 125 sayfada anlatılıyor. Kitabın ikinci bölümünde ise, masonluk 550 sayfada anlatılıyor.

İlk başlık Yahudilik Masonluk ilişkisi. Devamla masonik semboller, yaradılışın reddedilmesi vs...

Masonluk ve siyaset bölümünde Osmanlı'da mason olan sadrazamlar, din adamları, siyasilerden bahsedilir. Cumhuriyet döneminde mason başbakanlar, bakanlar, politikacıların isimleri veriliyor. Okuduğunuz zaman sanki mason olmayan yok gibi. (Sayfa 236, 254)

Bu tarihlerde böyle kapsamlı bir kitabı yazmak cesaret isterdi. Kitabın yazarın HARUN YAHYA kimdi diye çok araştırdım. Karşıma Adnan Oktar çıktı. Harun Yahya takma adı mahlasıydı. Adnan Oktar, genç yaşta bu cesareti kimden alıyordu. Nasıl oldu da kitabı sekizinci baskıyı yaptı?

Aylarca aradım ve neticeye ulaştım. Şöyle ki: Yahudiler (Siyonistler) ve masonlar böyle bir kitabın kendileri için en güzel reklam olduğundan tıpkı baskısını yaparak her eve girmesini sağlamışlar. Yani o tarihte bile Adnan Oktar Yahudi ve Siyosnist teşkilatının içindeymiş.

Sanki masonluğa ve siyonizme karşı görüşte yazılmış gibi görünse de, bas bayağı siyonist ve mason reklamıydı.

Bir gün Adnan Oktar'ı kendi televizyon kanalında seyrettim. Afişte kızlar, Adnan denen soytarı konuşuyor kızlar maşallah, inşallah diye övgüler yağdırıyordu. O kıyafetin içinde İslam dini ne gezerdi? Anlamak mümkün değildi. Adnan soytarısı, (hoca demiyorum. Hoca kelimesi ilimi ve irfanı olanlara denir) hep mesihten bahsediyordu.

Mesih kelimesi Yahudilere aittir ve Hz. İsa'ya atfedilir. Yani Hz. İsa, ahir zamanda gelecek ve dünyayı düzeltecek. Kudüs'te diriliş kilisesi var. Hz. İsa bu kiliseye inecek, böyle inanıyorlar. Yahudiler mesihle yatar, mesihle kalkarlar.

Geçmişte en büyük mesih Sabotay Sevi idi ve Osmanlı'yı hayli uğraştırdı ve ıslah olmayınca idam edildi. Sonra Adnan soytarısı evrim teorisiyle ilgili kitaplar yazdı veya yazdırıldı. Elden dağıtıldı.

Bir gün ben çöp dökerken çöplükle seri halinde bu kitapları gördüm. Çöpe atmışlardı.

Bütün bunlardan sonra Adnan Oktar'ı tanımakta 2018'de çok geç kalınmış olmuyor mu?

 







"Yerel Basında Güven"


Niğde Gündem Gazetesi
Esenbey Mahallesi El Hacı Mahmut Caddesi No:52/8 Merkez / NİĞDE

İletişim
Tel :0388 233 52 00 Faks:0388 213 20 51
E-Mail
formgundem@hotmail.com


Sosyal Medyada bizi Takip edin
Sitemizdeki yazı , fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Copyright © 2016 Niğde Gündem Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır.